|
Yengelerimin Sikişmek İçin Katakullileri! (Tarkan 27 Y., İstanbul / Türkiye)
Selam 31’ci arkadaşlar.
Dayımın 18 yaşındaki çıtır
karısını nasıl siktiğimi paylaşmak istiyorum.
Dayım geçen sene evlendi. Evlendiği kız, yani küçük yengem
Kezban, sarışın, mavi gözlü, memeleri ve kalçası taş
gibi biri. Dayıma bu kızı bir köyden bulup evlendirdiler.
Kız köyde büyüdüğünden, hem saf, güzel hem, de harika fizikliydi. Bu
arada dayım 35 yaşında, sarışın pek
yakışıklı olmayan bir
adamdır. Neyse, geçen sene bu kızla evlendiklerinde, ben içimden, (Bu
kız nasıl vardı bu adama?) diye
düşünmeden edemedim. Kız gerçekten çok güzeldi ve ben çok
etkilenmiştim. Kız benden neredeyse 10
yaş küçüktü. Ama benim sikim
kalkmıştı bir kere bu kıza. Yanlış bir şey
olsun da istemiyordum. Bu yüzden düğünden sonra sadece bir bayram
hariç, hiç yüz yüze gelmemiştim kızla.
Geçen ay dayım beni aradı, “Oğlum, niye bize gelmiyorsun hiç?”
dedi ve biraz da sitem etti. Dayım anneannemle beraber yaşardı
ve evlenmeden önce biz çok beraber zaman geçirirdik. Fakat evlendikten sonra,
ben kıza dayanamam bir şey yaparım diye hiç gitmedim evlerine.
Dayımın ısrarlarına dayanamadım ve Pazartesi günü
geleceğimi söyledim. Hem anneannemi de görecektim, 2-3 gün de kalacaktım.
Neyse Pazartesi günü, ben öğlen saat 1 gibi dayımın evine
gittim. Anneannem evde sanıyordum.
Apartmanın dış kapısı açıktı, yukarı
çıktım, en üst katta oturuyorlardı. Evin bir de
terası vardı, ama ne güzel, çevre binaların hepsinden yüksekte.
Ben daire kapısının önüne gelince, tam zili çalacaktım ki, içeriden sesler geliyordu. Şeytan dürttü, içimden
(Dinle biraz bakalım ne konuşuluyor içeride?) dedim.
Evin içinde biri telefonla konuşuyordu, herhalde Kezbandı
konuşan. Telefondakine, “Evet, bu gün gelecek... Bir evlendiğimde,
bir de bayramda gördüm... Evet, çok yakışıklı...”
dedi. Sonra bir gülüşme oldu. Ardından, “Üstüne atlamazsam iyidir!”
dedi. Biraz daha gülüştüler ve “Hadi görüşürüz Fatma abla.” dedi
kapandı telefon. Fatma abla dediği de, büyük dayımın
karısıydı, yani büyük yengem. Kulaklarıma inanamadım,
yengemler benim hakkımda neler konuşuyorlardı. İçimden, (Ne yapsam, girmesem mi eve?) dedim, kapıda
bekledim biraz, sonra bastım zile. Kapı direk açıldı.
Karşıma Kezban yengem bir afet gibi çıktı. Saçlar hafif
ıslak, yeni banyo yapmış gibi, memeler tişörtü neredeyse
patlatacak, altında bir tayt, am göt kabak gibi
çıkmış...
Ama o da beni görünce gözleri
parladı, “Hoşgeldin!” dedi. “Hoşbulduk!” dedim. Kezban bana bir
sarıldı, memelerini göğsüme yapıştırdı,
sıcacık meme uçlarını bile hissettim.
Bacağının biri benim bacak arama gelecek şekilde, amını da sürttü bana ve “Ev hali, kusura bakma.”
dedi. Ben anneannemi soracaktım ki, “Annem Fatma
ablamlara gitti.” dedi. İçimden, (Ne alaka, benim
geleceğimi biliyordu, niye gitti ki?) dedim. Ben dayımı
aradım hemen, “Dayı ben geldim, ama anneannem yok?” dedim. Dayım
da, “Biliyorum, abimin karısı biraz hastaymış, sabah ona
bakmaya gitti, sen keyfine bak, Kezban evde, akşam
görüşürüz!” dedi, kapattı telefonu.
Bir Katakulli vardı bu işte. “Kezban ben
üstümü değiştirmek istiyorum.” dedim. Bana bir oda gösterdi, oraya
geçtim. Benim ardımdan bu hemen sarıldı telefona. Beni de
şeytan dürttü, paralel telefonu da gördüm odada, sessizce
kaldırdım ahizeyi. Kezban, Fatma yengemle konuşuyordu. “Abla,
geldi!” dedi. Fatma yengem de, “Hadi iyisin, ben de annemi ikna ettim, burada
kalacak bu akşam!” dedi. “Abla kendimi zor
tutuyorum, üzerine atlayacağım!” diyordu. Fatma yengem
de, “Canın çektiyse siktir kendini, ama dikkat et çok düzgün
çocuktur, ben yıllardır neler yaptım da, yan gözle bile
bakmadı bana. Ama sen çok gençsin, güzelsin de, belki sana dayanamaz!”
dedi. “Ben şimdi halı yıkamaya başlayacağım,
tahrik ederim herhalde, odun değil ya, nihayetinde o da bir erkek, hem de
tam istediğim gibi bir erkek.” dedi, gülüştüler, sonra kapadı telefonu.
İçimden,
(Sizi orospular, dayılarımın aldığı karılara
bak be, bunların ikisi de orospunun önde gideni!) dedim. Üzerime alt
eşofman ve bir tişört giyip çıktım odadan. Kezban hemen
telefondaki gibi, “Tarkan sen keyfine bak, ben şu halıyı
yıkayayım terasta, hava çok güzel.” dedi. Ben
“Tamam.” dedim. Ne yapacak orospu diye beklemeye başladım. Kezbam
halıyı aldı, hortumu çekti terasa, odaya gitti üzerine kısa
bir tayt, bir de memeleri gözüken bol bir tişört giydi geldi. Ben TV’yi
açtım, kanepeye uzandım, Kezban da tam çaprazımda, terasın
kapısı açık, bana memelerini gösterecek şekilde
başladı halıyı yıkamaya...
Orospu halı mı yıkıyor, yoksa karşımda erotik
duş mu yapıyor anlamadım. Suyu halıya tutarken, biraz da üstüne
başına tutuyordu. Üzeri ıslandı hemen, Kezbanın
memeleri, amı götü belli oluyordu. Dikkat edince
sütyen takmadığı ve altına tanga giydiğini de
görmüştüm. O manzarayı görünce benim sikim aynen kalktı tabii,
altımda da eşofman olduğundan, dimdik oldu. Çaktırmadan
baktım, Kezban göz ucuyla benim sikime bakıyor. Ben de iyice görsün
diye, eşofmanın önünü elimle düzelttim, tam bir çadır kurdum.
Birden seslendi, “Tarkan, bir yardım et, şu halıyı
kaldıralım.” dedi. Ama gözü benim sikimde...
“Tamam.” dedim, ayağa
kalktım, sikim önümde çadır gibi, gittim
yanına. Kezban öne eğilmiş, memelerinin yarısı
dışarıda, halıyı hafif kaldırmış
bekliyor. Arkasına geçtim halıya yardım bahanesiyle dayadım
sikimi ıslak taytından götünün yarığına. Halı da
ıslanınca bayağı ağırlaşmış. Yan
yapalım, dik yapalım derken, ben yarağımı bunun götüne
aşağı yukarı zorlamaya başladım. Kezban birden
halıyı bıraktı yere, “Böyle olmaz, ben halıyı
kucağıma alayım, sen arkadan destekle, kollarımın
yanından kaldır, terasın duvarına asalım!” dedi.
Aslında ben halıyı tek başıma asarım, ama
ibneliğine, “Tamam.” dedim. Kezban benim
yardımımla kucağına aldı halıyı, yukarı
kaldırırken halıyı, ben kollarına alttan yardım
bahanesiyle memelerini alttan bastırmaya başladım. Ben numaradan
gücüm yetmiyormuş gibi yapıp, arkadan yarağımı
dayıyor, önden memelerini sıkıştırıyordum. Sanki
ayakta sevişiyorduk.
Birden Kezban halıyı bırakıp sikimi eşofmanın
üzerinden yakaladı. Bende de film koptu, bunu kendime çevirdiğim gibi
yapıştım dudaklarına. Memelerini tamamen açığa
çıkarttım, nasıl emip yalıyorum ama. Kezban da benim
yarağımı nasıl sıktıra sıktıra 31
çektiriyor, “Dayında keşke bunun yarısı olsa...” diyerek.
Bunun taytını tangasıyla birlikte sıyırıp, amına indim, o nasıl bir am öyle, ince bir çizgi.
Dilimle am dudaklarını ayırınca,
am deliğinin neredeyse yok denilecek kadar küçük olduğunu gördüm. Mis
gibi kokuyordu. Dilimle amının deliğine
girmeye çalıştım. Kezban birden titremeye, kafamı amına bastırmaya başladı. Şiddetli
bir şekilde orgazm oluyordu. Ben de neredeyse boşalacaktım...
Kezbanın önünde
doğruldum ve sikimin tamamını gösterince başladı
kemirmeye. Benim sikim kızın elinde kürek
sapı gibi duruyordu, iki eliyle bana 31 çektiriyordu. Ağzına
sokmaya falan çalışırken, ben
“Boşalacağım!” dedim ve tazyikle fışkırtmaya
başladım. Kızın ağzı, yüzü, saçları,
memeleri, halı, teras duvarı hep döl oldu. Ama, boşalmam
bitmiyordu. Kezban hayretle sikime bakıyordu, “Bu ne bee? Terkos suyu mu
bu?” dedi. Açık havada da sevişmek ayrı güzel oluyormuş.
Nasıl olsa bizi kimse göremezdi, hem bina
yüksek, hem de terasın duvarları yüksekti.
Ben boşalmama rağmen sikim kazık gibi
duruyordu. Ben bunu terastaki koltuğun üzerine yüzüstü yatırdım,
arkasına geçip sikimi dayadım amının
deliğine. Amının heryeri vıcık vıcık
olmasına rağmen, ittirdim sikimi ama kafası bile girmedi. Kezban
da çığlık atar gibi olunca, ben yarağı buna sokana
kadar bütün mahalleyi toplar başımıza diye korktum. Kezbanı
kucağıma aldığım gibi içeri götürdüm. Kapıyı
pencereyi kapatıp, bunu önüme dört ayak domalttım, arkadan amına tekrar zorladım. Bu sefer
yarağımın kafası girdi, ama Kezban nasıl
bağırıyor. Tekrar itince dibini buldum bu sefer. Ama Kezban
altımda kıvranarak, önünde duran koltuğun minderini ısırdı
ve ayı gibi böğürdü...
Başladım ben yavaş yavaş pompalamaya. Ama ben soktukça
Kezban altımda çılgınlar gibi kıvranıyordu. Amı
yarağımın çapına alışınca başladı,
“Hızlı... Daha hızlı sok!” demeye. Ben de, “Bak hele
orospuya, içine zor aldı, bir de hızlı istiyor!” diyerek
hızlanınca, 1 dakika geçmeden bu yine başladı titremeye,
kıvranmaya. Orgazm oluyordu yine. Boşalması bitince bunu kendime
çevirdim, öpmeye, yalamaya başladım. Bir yandan da yavaş
yavaş amına sokmaya başladım yine.
Birbirimize sarılarak, öpüşerek sikişiyorduk. Ama ben nasıl
sokuyorum buna. 4-5 dakika sonra Kezban yine orgazm olmaya
başlayınca, ben de aynı anda içine öyle bir
fışkırmaya başladım ki, sanki
biraz önce musluk gibi boşalan ben değilim. Öylece birbirimize
sarılarak yığılıp kaldık. Ter içinde
kalmıştık ikimiz de.
Sonra konuşmaya başladık. Kezbana
dayımın fotoğrafını ilk
gösterdiklerinde, ben de varmışım o fotoğrafta ve
damadın ben olduğumu sanmış, çok sevinmiş. Ama sonra
dayıma istediklerini anlayınca içi burkulmuş. İstanbula
gelmek te tesellisi olmuş. Ben birşey demeden banyoya gittim ve
yıkanıp çıktım, giyindiğim odaya girdim. Kezban yine
telefona sarılmıştı hemen. Ben yine paralel telefonu
kaldırdım. Tahmin ettiğim gibi Fatma yengemle konuşuyordu,
“Abla, yaptık.” dedi. Fatma yengem de, “Ne çabuk
kız? Hele anlat!” dedi. “Abla dayanamadım, halıyı
bırakıp sikini tuttum. Ama o da en az benim kadar istekliydi. Abla
inanırmısın muhteşem sikiyor!
Sikmeden önce amımı bile yaladı!” dedi...
Fatma yengem de, “Kız
birşey soracağım, yarağı nasıl? Büyük mü?” dedi.
“Abla hani bizde hamur açtığımız küçük merdane var ya, onun
gibi kalın, boyu da el bileğimden neredeyse dirseğime kadar
valla!” dedi. Fatma yengem, “Deme yaa! Ah keşke beni de sikse, benim de amım şöyle bir bayram yapsa! Bana bak, kız
sen nasıl aldın o daracık amına?”
dedi. “Bir de bana sor abla, bozuntuya vermedim, ama neredeyse
bayılacaktım ilk girerken!” dedi. Fatma yengem, “Dayısına
söyleyeceğim, bize çağırsın onu, bu sefer de ben siktirecem kendimi!” dedi. Kezban, “Mutlaka
tadına bak abla!” dedi. Fatma yengem, “Nerede şimdi senin sikici?”
dedi. “Öbür odada giyiniyor abla.” dedi.
Fatma yengem, “Aman dikkat et, kocan anlamasın, gerçi kocan akşam gelene kadar daha çok vakit var, daha sikişirsiniz
siz!” dedi. “Bırakırmıyım abla, gelsin hemen
atlayacağım kucağına!” dedi. Fatma yengem, “Hadi kapa
telefonu, anlamasın konuştuğumuzu. Haa, dikkat et yırtmasın amını!” dedi. Gülüştüler ve telefonu kapattılar.
Ben odadan çıktım, Kezban telefonda Fatma yengeme dediği gibi atladı üstüme. Akşam dayım gelene kadar çatır çatır siktim Kezbanı. Akşam dayım gelince, sohbet muhabbet derken, dayım demesin mi, “Abimle konuştuk bugün, senin geldiğini söyledim, abim de Fatma yengem de seni çok özlemişler, yarın birgün onlara da bir uğra, uğramazsan ayıp olur oğlum!” dedi. İçimden, (Fatma yengemin neyi özlediğini çok iyi biliyorum, o orospu da azmış!) dedim. “Tamam dayı, bu hafta onlara da bir uğrarım!” dedim. Ertesi sabah dayımla beraber evden çıktım ve o günden beri gitmedim onlara birdaha.
Fatma yengem dayıma aratıp duruyor, ziyaretlerine gideyim diye. Fatma yengem de 33 yaşında, türbanlı falan, ama tam bir afet. 2 gün sonra onlara gideceğim. Ve Fatma yengemi ağlatana kadar sikmezsem adam değilim!!!
[Tarkan]
|