Kaymak Gibi 31 Seks Hikayeleri!

Sevgilimin Amına Boşalırken Annesi Gördü! (2)

De Lekkerste Sexdating Profielen!

Sevgilimin Amına Boşalırken Annesi Gördü! (2) (Ertunç 24 Y., İzmir / Türkiye)

İlerleyen günlerde okullar açılmıştı yeniden, derslerime gidiyordum. Arada sırada da Ekin’le gece gezmelerine çıkıyorduk. O gecelerin birinde annesi evde yoktu, Ekin’le annesinin yatağında sikişmiştik. Annesinin çift kişilik yatağında uzanmış orgazm sonrası sigarası içiyordum. Ekin de arada sırada bir tane alır yakardı. Göğsüme uzanmış, sigaralarımızı içerken, Ekin’e annesinin nerede olduğunu sordum. “Ankara’ya gitti, görüşmesi varmış.” dedi. “Ne görüşmesi?” diye sordum. “Annem sigorta işi yapıyor, çalıştığı şirketin merkezi Ankara’da.” diye cevap verdi, sonra başladı annesini anlatmaya. Annesi 43 yaşındaymış. Gençken evlenmiş, ama şiddetli geçimsizlik sonucu ayrılmışlar. “Peki annenin hayatında kimse yok mu?” diye sordum. “Hayır yok, uzun zamandır yok!” dedi. Aslında annesiyle o konuda birbirimize benziyorduk, ikimiz de eski sevgililerimizi, eşlerimizi unutamamıştık. Daha çok annesini düşünmeye başlamıştım artık.

Bu yatakta bir süre önce annesini dikizlemiştim. Bunu hatırladıkça halen heyecanlanıyordum. Ekin de annesine çok benziyordu. İster istemez annesi aklıma gelmiş ve sikimde kımıldanmalar başlamıştı. Annesinin o gün giydiği pembe külot geldi aklıma. Ekin’e, “Pembe külodun var mı?” diye sordum. “Bende yok, ama annemde olacak birkaç tane. Niye ki?” dedi, “Hiiç. Pembe sana çok yakışırdı, anneninkilerden birini giysene!” dedim. Kalktı, annesi gibi gardroba domalarak, annesinin pembe külodunu çıkardı, giydi. Annesinin kopyası gibiydi. “Yakıştı mı?” diye sorunca, “Harika oldun. Şimdi şu yatağın kenarına otursana!” dedim, oturdu. Ben de elim kalkmış sikimde odadan çıkarken, “Nereye?” dedi. “Geliyorum hemen!” deyip çıktım ve kapıyı kapadım. Sanki o anı tekrar yaşamak istiyordum.

Biraz kapının önünde oyalandım, sonra elim sikimde girdim içeri. Ekin yatağın köşesinde oturuyor ve neden böyle birşey yaptığımı soran bakışlarla bana bakıyordu. Birşey demeden yanına oturdum, dudaklarını öpmeye başladım. İri ve dolgun dudaklarını öperken elimle belinden tuttum. Sanki Şennur Hanım’la öpüşüyordum. Ekin yavaşça bacaklarını belime doladı, kucağıma oturdu ve öpüşmeye başladık. Bir hamlede Ekin’i altıma aldım, külodunu indirip ama tam olarak çıkartmadan, irileşmiş sikimi Ekin’in sürekli ıslak olan amına soktum. Dudaklarım dudaklarında, yavaşça ileri geri yapmaya başladım. Dillerimiz birbirine dolaşmıştı. Yatağın gevşeyen yayları gacur gucur sesler çıkarırken, benim dilim Ekin’in, iri ve kahverengi göğüs uçlarını bulmuş, sikim de amının derinliklerini dövmeye başlamıştı. Ben amına soktukça, Ekin inliyor, saçlarımdan asılarak başımı göğüslerine daha çok bastırıyordu.

Amından çıktım, tekrar memelerini yalamaya başladım. Ben yaladıkça Ekin’in göğüsuçları dahada sertleşiyordu. Yarağımla amına fırça çekmeye başladım, sokar gibi yapıp Ekin’i delirtiyordum. Sonra göbeğini, amının üstünde belirginleşmeye başlamış olan sık kıllarını yalamaya başladım. Amına gelince, amının dudaklarını parmaklarımla ikiye ayırdım, pespembe olan içini ve yanındaki kabarık dudaklarını yalamaya koyuldum. Ekin altımda bir yılan gibi kıvranıyordu, adımı sayıklayarak çığlık çığlığa amını yalatıyordu bana. Amının içine dilimi soktum, sağlı sollu darbeler atarak onu mutlu etmeye çalışıyordum. Klitorisini dilimle uyarmaya başladım, aynı zamanda 2 parmağım da amının deliğinden içeri kayıyordu. Parmaklarımın bir boğumunu büküp, G noktasını uyarmaya başladığımda, Ekin’in artık gözleri kaymıştı, başını sağa sola atıyor, anlamsız sesler çıkarıyor ve titriyordu. En sonunda orgazm olmuş, amının tüm sıvıları çıkmıştı dışarıya. Yaklaşık 1 dakika kasıldı tüm vücudu, ileri geri titremelerle. Kudurtmuştum kızı.

Sonra domalmasını söyledim, aynı işlemi göt deliğine de yapacaktım. Dört ayak pozisyonuna geldi. Önce amından aldığım sıvıları göt deliğinin kenarlarına yaydım ve dudaklarımı hafif kıllı göt deliğine koydum. Delirmiş gibi götünün her yerine dil darbeleri atıyordum, kalçalarının yanlarını yalıyordum, götünü ısırıyor, uçuruyordum Ekin’i. En sevdiğim şey, bir kızın delirmiş gibi inlemelerini duymak. Sikim artık zonklamaya başlamıştı, sikimin başına okkalı bir tükürük atıp, göt deliğine bir hamlede soktum. Ekin’den, “Ohhhh!” diye bir inleme çıktı.

Sertçe göt deliğine kaymaya başladım. Ben pompaladıkça, Ekin daha çok bağırıyordu, artık komşuların duymaması için ağzına yastığı tıkmıştı. Ama bazen engel olamıyor, “Sik beni aşkım, sik götümü, daha hızlı pompala!” diye bağırıyordu. Benim aklımda ise o an Şennur Hanım vardı, o bağırıyordu sanki. Ben siktikçe Ekin elleriyle daha çok ayırıyordu kalçalarını. Sikimi götünden tamamen çıkarıp, hızlıca giriyordum içine. Biraz sert olmaya başlamıştım, poposuna tokatlar atarak, saçını çekerek Ekin’in götünü sikiyordum ve yavaş yavaş zirveye gelmiştim. Ekin boşalacağımı hissettiğinde, elini amına attı ve klitorisini okşamaya başladı. Az sonra ikimiz de resmen anırarak, ben Ekin’in götüne, Ekin de eli amında, aynı anda boşalmaya başladık. Götünden çıktığımda, çarşafın ortası Ekin’in amının sıvıları, döllerim ve tükürükle ıslanmıştı.

Resmen yığılarak yattım Ekin’in yanına. Ekin halen nefes nefese bir şekilde kasılıyordu. Ekin dudağıma bir öpücük kondurarak, “Seni çok seviyorum, biliyorsun değil mi?” dedi. Ben de öpücüğüne öpücükle karşılık verdim.

Ekin sikiştikten sonra kirli durmaya dayanamazdı, hemen duşa girdi. Ben yatakta bir sigara daha içerken, aklıma annesinin garbrobunu karıştırmak geldi. Kalktım, açtım gardrobu. Şennur Hanım’ın kıyafetleri, iç çamaşırları, sütyenleri, herşeyi karşımdaydı. Öyle çok iddalı kıyafetler, iç çamaşırları yoktu. İç çamaşırlarının bir çoğu pamuklu ve dantelliydi. Birkaç tane tanga vardı, bir tanesini aldım kokladım. Sabun kokuyordu, belki onun kokusu vardır diye ümitlenmiştim. Annesinin külotunu koklarken, Ekin’in sertçe, “Napıyorsun?” diyen sesiyle irkildim. Elimdeki külotu fırlatmaya kadar varan bu korku, Ekin’in yatağa havluyla uzanmasıyla azaldı. Benden açıklama bekleyen bakışları vardı.

“Senin külotlarının nasıl koktuğunu merak etmiştim!” diye saçmaladım. Ekin de, “Külotlarımın orda olmadığını biliyorsun şapşal sevgilim benim!” dedi. “Ne bileyim, annelerle kızları genelde aynı gardroptan giyinirler diye düşündüm...” dedim. Kendimce haklı bulduğum bir bahane sunmuştum, Ekin de, saf kız, inanmıştı. Ekin havlusunu açıp, amını göstererek, “Aşkım, gerçek kokum burda zaten! Ergenler gibi külotlarda aramana gerek yok :)” dedi. “Sen nerden biliyorsun bakayım ergenlerin öyle yaptığını?” dedim. Ekin, “Bir iki kere ben de muzurluk yaptım, komşuya misafirliğe gittiğimizde, banyolarına girip kirli sepetini karıştırmıştım, yakışıklı kocasının külodunu bulabilirmiyim diye!” deyince, ben gülmeye başladım ve “Bari birşey bulabildin mi?” dedim. “Evet, karısının külodunda dölleri vardı!” dedi. Gülerek, “Naptın, yaladın mı onları?” dedim. “İğrençsin, hayvan!” deyip güldü.

Daha sonra ben de duşa girmeye karar verdim. Ben duşa yürürken, arkamdan Ekin, “Kirlilerde iki üç tane külodum olacak, ergenliğin tutarsa al kokla birini!” diye benle dalga geçiyordu. Acaba annesinin külotları da varmıdır diye aklımdan geçirdim. İçimdeki şeytana uydum, açtım kirli sepetini. Silme çamaşırdı sepetin içi. Biraz karıştırdıktan sonra, klasik tipte bir külot buldum. Ten rengi, biraz genişçe bir külottu bu. Aldım, koklamaya başladım. Biraz ter, biraz sidik kokuyordu, tek bir tane am kılı vardı. Ekin’in amının kılları bu kadar uzun değildi, bulmuştum aradığım şeyi. Annesinin külodunu koklayarak, sikime sararak 31 çektim. İçine boşaldığım külodu yine kirli sepetine, ilk bulduğum gibi biraz derinlere koydum. Sonra duşumu alıp, belimde havlu ile odaya girdim.

Saat 03:00’e geliyordu. Ekin götünü dönmüş, çoktan uyumuştu, havlusu sıyrılmıştı. Ekin’e arkadan sarıldım, annesini düşünerek ben de uyudum. Sabah birlikte kahvaltı yaptıktan sonra, okullarımıza gittik. İkimiz de uykusuz ve yorgun olduğumuzdan, o gün birdaha görüşmedik Ekinle.

Ertesi günü çalan telefonla uyandım. Ekin arıyordu. Telefonu açar açmaz, bana, “Gerizekalı!” diye bir küfür savurdu. Ben daha ne oluyor demeye kalmadan, Ekin taramalı tüfek gibi hakaret ediyordu.“Ekin sakin ol! Ne oluyor, söyler misin?” dedim. “Sen biliyorsun ne olduğunu! Ben yetmiyormuyum sana da, banyoda kirli külotlara 31 çekiyorsun! Bundan sonra boklu, sidikli külotları sana yollarım, bir dahada nah sikersin beni, gerizekalı! Ayrıca 31 çektiğin külot ta benim değil, annemin! Mal herif!” deyip kapattı. Muhtemelen kirlileri çamaşır makinesine atarken, annesinin içini döllediğim külodunu görmüştü.

Ekin’le 1 hafta falan görüşmedik. Bir akşam 3-4 kez aradığım halde telefonlarıma çıkmayınca, ben de evlerine gittim. Şennur Hanım üstünde pijamayla açtı kapıyı, “Ekin içerde, odasında!” dedi, manalı manalı bakarak. Ekin’in odasına gittim, bilgisayarda birşeylere bakıyordu. Ben gelince hiç istifini bozmadı, halen bilgisayarla ilgileniyordu. Bir sigara yaktığımda, “İçme şunu odamda, git balkonda iç!” dedi. Odasına girdiğimden beri kurduğu tek cümle buydu. Kalktım balkona gittim. Balkonda Şennur Hanım da sigara içiyordu. Benim geldiğimi görünce terlik verdi. Balkonda birlikte sigara içmeye başladık. İkimiz de konuşmuyorduk, birbirimizin yüzüne de bakmıyorduk.

Sigarası bittiğinde, ikincisini aynı hızla yakınca, Şennur Hanım’a, “Canınınz sıkkın galiba?” dedim. “İnsan canı sıkkın olunca peşpeşe yakıyor!” dedi. “Anlatmak isterseniz, dinlerim!” dedim. “Neyi anlatacakmışım Ertunç?” dedi ve sigarasını balkonun korkuluklarında söndürdü, başka da birşey demeden içeri gitti. Sigaram bitene kadar ne demek istediğini düşündüm, ama bir sonuca varamadım. Sonra Ekin’in odasına gittim, yeniden konuşmayı denedim.

Ama Ekin, Nuh diyor Peygamber demiyordu. Sanki birşeylerin farkındaydı kız. Vakit geç olmuştu, Şennur Hanım da yatmıştı. Ekin’le saatlerdir konuşuyorduk, ama bir yere varamıyorduk. Bir ara kendimi affettirmek için Ekin’e sarıldım, ama karşılık vermeyince, ben de sarılmayı bıraktım. Ekin, “Vakit geç oldu, uykum geldi, yatacağım! Bu gece burda kalmak istersen salonda yatabilirsin!” diyerek, elime bir yastıkla battaniye tutuşturdu ve beni resmen odasından kovarcasına çıkardı, kapısını kilitledi.

Yastıkla battaniyeyi salondaki kanepenin üstüne atıp, balkonda bir sigara daha içmek istedim. Bu aralar çok içiyordum sigarayı. Balkona giderken, mutfakta Şennur Hanım’la karşılaştım, su içmeye gelmişti. Geceliğinden belli olan iri göğüsleri dışarı taşacakmış gibi duruyordu. Yaklaşıp tam önünde durdum, birkaç saniye bakıştık, dayanamayıp dudaklarına yapıştım. Üst dudağını öpmeye başladım. Şennur Hanım benden çok daha hızlı ve istekli öpüşüyordu. O anda hiçbir şey umrumda değildi, elinden tutarak balkona çıkardım. Elerini boynuma atmıştı, balkonun korkuluklarına dayanmış öpüşüyorduk.

Elimi geceliğnin eteğinden içeri daldırıp, amına attım. İnanılmaz ıslanmıştı külodu. Külodunu hafif aşağı sıyırıp, amını okşamaya başladım. Boynunu öpmeye, emmeye başladım. Bir yandan amını okşarken, biryandan da kulak memelerini ve boynunu emiyordum. Diğer elimle tüm vucudunu dolaşıyordum. Sertleşmiş meme uçlarını geceliğinden çıkarıp ısırmaya başladım. Sonra elimi arkasına attım. Kalçasını ayırıp, orta parmağımla, her kadında müptelası olduğum arka deliği zorlamaya başladım. Götünü bir süre parmakladım. Şennur Hanım, “Yeter, yeter, Ekin görecek, bırak!” deyince bıraktım. Hemen külodunu düzeltti, memelerini geceliğine yerleştirdi ve banyoya doğru yöneldi. Peşinden gittim, ben de girmek istedim, ama eliyle ‘Hayır!’ dercesine bir hareket yaptı, kapattı banyonun kapısını. Kapının önünde kalakaldım. İşeme sesi kesilip, sifonu çektikten sonra banyodan çıktı. Sarılıp öpmek istedim, ama beni itip, direkt odasına gitti ve kapısını kilitledi.

Önümde çadırla kalakalmıştım. İnanılmaz da tahrik olmuştum. Parmaklarımda da halen amının sıvıları duruyordu, parmaklarımı koklayıp yaladım. Kalbim hiç olmadığı kadar hızlı atıyordu. Mecburen 31 çekerek indirecektim kalkık yarrağımı. 31 çekmek için banyoya girdim. Tanrım, bilerek mi yapıyordu bu kadın bunu? Az önce kıçındaki külodu çıkarıp, duşakabinin camına asmıştı. Külodun içindeki am kokusunu koklayarak 31 çektim ve boşaldım. Külodu geri yerine asıp, evlerini terkettim.

Eve vardığımda sabah saat 06:00 olmuştu. Hemen telefonumu aldım elime, Ekin’e mesaj yazdım, “İlişkimize ara verelim, bu ikimize de iyi gelecek!” diye ve yolladım. Yatağa yattım ve zor bela da olsa uyuyabildim. Saat 09:00 gibi Ekin’den mesaj geldi, “Bence tamamen bitirsek daha iyi olacak!” yazıyordu. Ekin’den ayrılmıştım böylece.

[Ertunç]


Seks Hikayeni Yolla! « Seks Hikayeleri Anasayfa!

18+ YASAL UYARI:
31Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz
ve bulunduğunuz ülkede Erotik Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
Copyright © All rights Reserved - The Netherlands / Hollanda
Contact / iletişim E-Mail: