Kaymak Gibi 31 Seks Hikayeleri!

Flörtöz Üvey Annemle Sikişmelerimiz! (3)

De Lekkerste Sexdating Profielen!

Flörtöz Üvey Annemle Sikişmelerimiz! (3) (Umut 27 Y., İstanbul / Türkiye)

Akşam oldu, ailecek masada yemek yerken annem lafa girdi. Babama, dernekteki Leyla adlı arkadaşının tanıdığı bir şirketin Bursa’da yapılacak olan işe alım mülakatından bahsetti ve beni o mülakata sokmayı düşündüğünü, birlikte gidersek Leyla’nın bana referans olabileceğinden falan bahsetti. Ayrıca mülakat sürecinin de yaklaşık 3 ila 5 gün olduğunu eklemeyi de ihmal etmedi. Babam da birkaç genel sorudan sonra olumlu buldu ve “Olur tabi, çok iyi!” dedi. Annem konuyu detaylandırdıkça, birlikte evden uzaklaşıp sevişme fırsatı olduğunu anlamam zor olmadı zaten. Konuşulanları dinledikçe sevincim içime sığmıyor, heyecandan deliriyordum. Şimdiden kafamda bin türlü fantazi gelişiyordu.

Ertesi gün sabahtan annemle valizlerimizi hazırlamış, yola çıkmaya hazırdık. Babamdan arabanın anahtarını, ruhsatını aldık ve sabah saat 10:00 gibi yola çıktık. Arabaya binince içimizdeki şenlik havası, gülüşmelerimiz ve radyoda çalan keyifli şarkılar... Hayatımızın en tatlı birkaç gününü yaşayacağımızdan emindik. Lafa annem girdi, “Nasılmış? Sürprizim hoşuna gitti mi?” dedi kahkaha atarak. “Anne sen varya, hayatımdaki en tatlı şeysin. Şu birkaç günün film gibi geçeceğine eminim. Benim de sana sürprizlerim olacak!” dedim. “Ooooo, sabırsızlanıyorum açıkçası. Bahsettiğin filmin fragmanı sanırım dün banyoda çektiğimiz kısımdı, haa?” dedi ve kocaman bir kahkaha daha attı.

Çevre yoluna çıktık, konuşup gülerek, şarkılar söyleyerek ilerliyorduk. Yolda bir dinlenme tesisinde mola verip, açık havada güzel bir kahvaltı yaptık. Ağaçlık tenha bir alan görünce oraya doğru yürüyüp ağaçların arkasında biraz öpüşüp sarıldık. Arabaya tekrar binip yola devam ettik. Uzun zamandır baş başa kalamayışımızın ve birbirimize dokunamayışımızın acısını çıkarıyor, sürekli sarılıyor öpüşüyorduk. Liseli aşıklara dönmüştük. El ele her tutuşmamız hemen bir öpüşmeye, her öpüşmemiz bir sevişmeye dönüşüyordu kendiliğinden.

Bursa’ya gitmek zorunda değildik ve bizi çok az insanın görebileceği, tenha sakin ve romantik bir ortama gitmeye karar verdik. Bu tanıma en uygun yerin Abant olduğu konusunda karar kıldık. Hedefimiz belirlenince bir an önce oraya ulaşabilmek için daha fazla gaza yüklendim ve 2,5 saat geçmeden Abant’a ulaşmıştık. Bir turizm danışma bürosundan oteller hakkında bilgi aldık. Tenha bir dağ oteli seçtik. Dağlık ormanlık bir bölge olduğundan hava bayağı serindi ve otelin sıcak yüzme havuzu vardı. Otele ulaşıp yerleşmemiz yaklaşık 1 saatimizi aldı.

Panoramik pencereden sisli orman manzarası bizi kucaklıyordu. Hava kapalı ve camlardaki çiğ tanelerinden dolayı flu bir romantizm odayı sarmıştı. Otel servisinden iki kahve sipariş ettik. Odadaki müzik yayınından romantik bir piyano dinletisi açtık, odadaki ikili koltuğu camın önüne çekip, ellerimizde kahveler, sarmaş dolaş oturup sisli orman manzarası seyrediyorduk. Havanın serinliğinden birbirimize iyice sokulmuştuk. Tenlerimizin ısısı birbirine geçiyordu tatlı tatlı. Yakaladığımız bu birkaç günlük romantik fırsatın bulunmaz değerde olduğunu biliyor ve her saniyesinin tadını sindire sindire çıkarıyorduk.

Gözlerden çok uzakta annemle yalnız kalıp özgürce birbirimize dokunmak çok heyecanlıydı. Annem başını göğüme koymuş, ben onun yüzünü ve saçlarını okşuyordum. Gençliğinden, eski hayallerinden, hayatta başaramadıklarından, içinde gizli saklı kalmış her şeyden usul usul bahsediyordu. Ben de küçüklüğümden beridir kendisine beslediğim tuhaf aşkı, onu ne kadar sevdiğimi, onunla ilgili kurduğum hayalleri, komik anıları anlatıyordum. Birbirine yeni açılan iki sevgiliden farksızdık. Gözlerden çoook uzaklarda tamamen özgürdük. Zamanımız, bedenlerimiz, ruhumuz birbirimize aitti ve bu çok tatlı sarsıcı bir rüya gibiydi. Dudak dudağa konuşurken, bir yandan da birbirimizi okşuyorduk. Ellerim saçlarında geziyordu, yüzünü, göğüslerini, boynunu okşuyordum. Konuşmakla sevişmek arasında bir yerlerde geziniyorduk. Çok tatlı ve ıslak bir sohbetti. Tatlı bir şımarıklıkla eteğinden sıyrılan bembeyaz pürüzsüz bacağını bacaklarımın arasına sokuyor, pantolonumun üstünden kasıklarımı okşuyor, dudaklarını kulağımda gezdirerek fısıltıyla konuşuyordu.

Saatlerce bu şekilde tatlı tatlı sevişip konuşarak, kahveler, şaraplar içmiş iyice çakırkeyif olmuştuk. Kafamı eteğinin içine daldırıp tangasını dişlerimle sıyırarak çıkarıp, amına küçük öpücükler ve ısırıklar kondurmamı tatlı gülüşmelerle izlemişti. O da üzerimdeki boxeri kasıklarımı okşayarak, küçük öpücüklerle, şarap kokan sıcak nefesiyle gıdıklayarak sıyırmıştı aşağıya. Kucağıma kayıp sımsıcak yumuşak kalçalarıyla sikimin üstünde kıvranmaya ve memelerini yüzüme bastırmaya başladı. Ellerim en kuytu yerlerinde gezinirken ağzım memelerinin ve teninin tadıyla doluydu. Çok ıslak ve duygu dolu öpüşüyorduk. Teninin her yerini tenime bastırdıkça bastırıyor ve sessizce inliyordu. Odada okşamalarımızın ipek hışırtısı ve piyano sesi vardı. Vücudunda öpüp yalamadığım yeri kalmamıştı. Kendimizden geçmiş bulutların üstünde uçuyorduk adeta. Bu aşk dolu duygu dansıyla kucak kucağa tamamen spontane sevişiyorduk.

Kaskatı kesilmiş yarağım, iyice ıslanmış ateş gibi yanan amına ne zaman daldı bilmiyordum. Saatlerce bu Med-Cezir’i andıran aşk etkisinin kollarında dalgalanan bir deniz gibi seviştik. Birbirimizin ismini kulaklarımıza fısıldayarak, sımsıkı sarılarak aynı anda boşaldık. İçine sıcak sıcak boşaldıktan sonra sımsıkı sarılarak, birbirimizin tenini soluyarak uyuduk bir süre. Kendimize geldiğinde güneşin çoktan battığını ve akşam olduğunu henüz fark edebilmiştik.

Yaşadığımız tarifsiz romantizmin, doyurucu sevişmenin ve uykunun ardından çiçek gibi olmuştuk ikimiz de. Aynı zamanda kurt gibi acıkmıştık. Giyinip otelin restoranına indik. Çok şık olduğu kadar romantik ve natürel bir ortamdı. Uzun bir yemek faslından sonra yan salondan gelen müzik seslerine doğru ilerledik. Karaoke partisi vardı, ilgimizi çekti. İnsanlar sırayla sahneye çıkıp acemice şarkılar söylüyorlardı. Gecenin ilerleyen saatleriyle beraber herkesin alkol seviyesi iyice yükseldiğinden çok eğlenceli bir ortam vardı. Animatörlerin iyice coşturduğu konuklar içerisinde, ayakta uluorta öpüşen, sarılan bir sürü sevgili vardı. Bizim de ortama adapte olmamız uzun sürmedi. Annemle apaçık bir sevgili gibi davranıyorduk.

Üzerindeki kısacık eteğinden gözüken baldır bacak halleri, cömert dekoltesinden taşan memeleriyle çoğu kişinin kaçamak bakışlarının hedefiydi. Ve sürekli kollarımın arasında öpüp okşadığım bu harika kadınla gurur duyuyordum. Bana imrenerek bakan diğer erkekleri deli edecek kadar öpüp okşadım. Yanlarındaki sevgililerine rağmen bize bakan adamları iyice kıskandırmak için uzun uzun öpüyordum annemin dudaklarını, ağzıma soktuğu dilini doya doya emiyordum elim kalçalarındayken. Sanırım salondaki en ateşli ve umursamaz çift biz idik. Anne oğul olduğumuzun bilinmiyor olmasının verdiği rahatlıkla iyice şımarmış birbirimizi öpücüklere boğuyorduk. Toplum önünde ilk defa sevişmenin yarattığı tuhaf heyecan bambaşka azdırıyordu bizi. Alkol, ayak üstü öpüşmeler ve yiyişmelerle iyice azdığımızdan daha fazla dayanamayıp, gece saat 03:00 gibi kendimizi odamıza zor attık.

Odaya çıktığımızda annem kahkahalar atıp sendeliyor, kollarımda ayakta tutmaya çalışıyordum. Bağıra bağıra beni ne kadar sevdiğini haykırıyor, ellerini ellerime kenetleyerek dudaklarıma dudaklarını yapıştırıp öpüyordu. Yatağa uzatıp üzerindekileri çıkardım birer birer. Halen gülüp kahkahalar atarken, bir yandan da şarkılar söylüyordu. İkimiz de çırılçıplak olunca onu kucaklayıp, sıcak su ve köpükle hazırladığım mis gibi kokan küvetin içine soktum. Suda kollarımın arasında yüzerken kocaman memeleri suya batıp batıp çıkıyordu ve sikim kalçalarının arasında, bacaklarının arasında kayıp duruyordu hareket ettikçe. Kucağımda oynaşırken enseni boynumu emerek öpüyordum. Kaymak gibi pürüzsüz tenini doyasıya tadıyordum dilimde ve dudaklarımda. Memelerini avuçlamış deli gibi sıkıyordum. Kucağımdayken kıçını sağa sola oynatıp kahkahalar atarak eğleniyor mıncıklanmanın tadını çıkarıyordu doyasıya. Sikim kıçının arasında, bir elimle amını avuçlamış parmağımı daldırırken diğer elimle memelerini mıncıklıyordum. Arkadan yüzümü boynuna yapıştırmış boynunu emiyordum ve morarmaya başlamıştı.

“Sik beni aşkımmm. İstediğin kadar sikebilirsin beni. Her yerimi doya doya sik!” diye bağırıp kahkahalar atıyordu. Kucağımda iyice doğrulup kalçalarını eliyle aralayıp kazık gibi olmuş sikimi iyice yerleştirdi araya. Ben de alttan sıkıca iterek amına bir hamlede soktum yarrağımı. Köküne kadar girince kahkahaları azgın inlemelere ve bağırmalara dönüştü. Dağ başında bir otel odasında yalnızdık ve çok özgürdük. Annem bağırarak haykırarak inleyerek doya doya siktirdi kendini bana o küvetin içinde. Sikim içindeyken, adımı haykırarak, kasıla kasıla boşalırken, inip kalkışlarından su küvetten taşıyor, banyoda yankılanan zevk çığlıkları odaya, odadan da otelin koridorlarına yansıyordu. Balayı çifti gibiydik aynen. Ama ben halen boşalmamıştım ve dimdik duruyordu sikim.

Kucaklayıp çıkardım küvetten ve yatağa fırlattım. Orgazm manyağı olmuş bir halde yatakta sırt üstü uzanmış geriniyordu gülerek. Üzerine ata biner gibi binerek, memelerini avuçlayıp birbirine bastırdım. Sikimi arasına sokup gidip gelmeye başladım. Annemin de çok hoşuna gitmiş, memelerinden ağzına doğru uzanan yarrağımı her gelişinde yalamaya çalışıyordu. Bir süre daha memelerini siktikten sonra üzerinde dört ayak olup yarrağımı ağzının üstüne getirdim. Tam öpüp yalamaya başlayınca sikimi ağzına soktum ve kasıklarım yüzünü kapatacak şekilde üzerine yattım. Sikim gırtlağına kadar girmiş, annem zor nefes aldığı halde zevkten deli olup, kalçalarımı avuçlamış sikimi daha çok sokmaya çalışıyordu. Amını siker gibi bastırıp duruyordum ağzının derinliklerine. Annem iyice kudurmuştu, kalçalarıma iyice geçirmişti kırmızı ojeli tırnaklarını. Annemin pembe dudaklarını, ağzını dilini sikmeye bayılıyordum. Bu deli hazza daha fazla dayanamayıp ağzının en derinlerine deli gibi boşaldım. Annem hepsini yuttu büyük bir iştahla.

Üzerinden kalktığımda nefes nefese kendimize gelmeye çalışıyorduk ve zevkten çınlıyordu her yanımız. Tüy kadar hafiflemiş ve mutluyken, o serin otel odasında pikenin altına girip, sımsıkı sarılarak uykuya daldık beraber. Odanın penceresinden, dışarıda yapılan bir kutlama için atılan havai fişeklerin ışıkları içeriyi arada bir aydınlatıyordu.

Sabah geç saatlere kadar birbirimize sarılıp, öpüşüp koklaşarak, sıcacık uyuduk.

[Umut]


Seks Hikayeni Yolla! « Seks Hikayeleri Anasayfa!

18+ YASAL UYARI:
31Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz
ve bulunduğunuz ülkede Erotik Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
Copyright © All rights Reserved - The Netherlands / Hollanda
Contact / iletişim E-Mail: