Kaymak Gibi 31 Seks Hikayeleri!

Sonradan Görme Amcamın Karısını Siktim! (1)

De Lekkerste Sexdating Profielen!

Sonradan Görme Amcamın Karısını Siktim! (1) (Uğur 25 Y., Ankara / Türkiye)

Merhaba arkadaşlar. Bu başımdan geçen ve bundan bir yıl önce yaşanan olayı ne zamandır yazmak istiyorum ama cesaret edemedim, şimdi yazıyorum. Adım Uğur, 25 yaşındayım, 1.89 boyunda, çevrem tarafından yakışıklı bulunan, esmer biriyim. Ankara’da bir şirkette çalışıyorum. Sakin bir apartmanda oturuyorum, zaten üst kattaki daire boş, epeydir satılık. Bekar olduğum için pek maddi sıkıntım olmuyor. Geçen sene Mart ayının sonlarına doğru, memleketim İzmir’den Annem aradı ve “Ayhan amcan geliyor, onları karşıla!” dedi. Sıkılarak, “Tamam.” dedim. Annemle konuşmalarımızda amcamın evlendiğini duydum. Ayhan amcamı tanımlarsam, 1.76 boyunda, göbekli ve seyrek saçlı biridir. Çoğu akrabam sevmez kendisini, onun hakkında herkes ‘Sonradan görme!’ derler. Ben ise amcamı en son Lise dönemimde görmüştüm.

Tatil olduğu için uzun yattım ve ertesi gün Saat 18:00 gibi uyandım. Daha amcamların gelmesine vakit vardı. Duşumu aldım ve kot pantolon ve gömlek giyerek çıktım. Arabama atladım ve karşılamaya gidiyordum, ama o arada da düşünüyordum, amcam orta yaşın üstünde biriydi ve büyük ihtimalle evlendiği kadın da 50’nin üstündedir falan diye düşünüyordum. Terminale vardım ve beklemeye başladım. İzmir otobüslerinden birinden Ayhan amcam indi ve ben direkt tanıdım, hemen yanına gidip, “Hoş geldin Amca!” dedim, birbirimize sarıldık. Muavin Valizleri verirken, amcamla ayak üstü biraz muhabbet ettik. Ben, “Amca evlenmişsin, hayırlı olsun da, yengem nerede?” diye sordum. Amcam da gülerek, “Yengenin işleri var, yarın gelecek!” dedi. İçimden (Kadıncağız senden ayrı kalmak için iş çıkartıyordur kendine!) diye geçirdim. Neyse, valizi aldık ve arabama bindik.

Arabada amcamın hiç çenesi susmak bilmedi, bir iş kurduğunu ve zengin olduğunu söyledi. Hakikaten de görgüsüz biriydi. Çenesinden biran önce kurtulmak için arabayı son sürat sürüyordum eve. Evime girince amcama, “Kusura bakma Amca ortalık dağınık biraz, bekar evi işte ne yaparsın...” dedim. “Birşey olmaz oğlum, iki sene öncesine kadar biz de böyleydik!” dedi. Biraz oturduk, çay kahve ve sohbetten sonra, amcam sırıtarak cebinden bir anahtar çıkarıp gösterdi ve yukarıdaki boş katı satın aldığını, artık burada olduğunu, temelli geldiğini söyledi. Başımdan aşağıya kaynar sular dökülmüştü, ben birkaç gün kalırlar giderler diye düşünürken, temelli gelmişlerdi. (Eşeğin sevmediği ot burnunun dibinde bitermiş!). Moralim bozulmuştu, ama belli etmedim ve mecburen, “Çok iyi etmişsin amca, çok sevindim!” dedim. O gün amcam benim yatağımda, ben de salonda uyudum...

Ertesi gün kalktım, duşumu aldım ve yine aynı tarz’a yakın birşeyler giydim. Belki amcamın evlendiği kadının bana göre kızı falan vardır diye aklımdan binbir türlü şey geçiriyordum. Yarım saat sonra amcam kalktığında beni görünce, “Vaay ne yakışıklı olmuşsun yeğenim!” dedi ve güldü. Ben de öylesine bir gülüş atarak, “Hadi sen de hazırlan da terminale gidelim, yengemin gelmesine az kaldı!” dedim. Amcam ise, “Benim emlakçıyla görüşmem gerekiyor, Kızılaydan işyeri satın alıyorum, sen git al yengeni, o seni tanır büyük ihtimalle, senin resimlerini göstermiştim.” dedi. “Tamam!” deyip çıktım evden...

Terminale gittim ve beklemeye başladım. O arada etrafı seyrediyordum, arabaya yaslanmıştım. Artık nasıl daldıysam, arkadan bir kadın geldi ve bana seslenerek, “Özür dilerim, Uğur bey sizmisiniz?” dedi. Gerçekten çok hoş bir bayandı. Büyük ihtimalle bir yer sormaya gelmiştir diye düşündüm, ama öyle olsa adımı nereden bilecekti? Kendimi toparladım ve “Evet benim, buyrun?” dedim. Kadın kendini tanıttı, meğer Ayhan amcamın karısıymış! Ev şokundan sonra ikinci şoku yaşadım. İçimden (Ohaa lan, çüş artık! Odun gibi amcamın evlendiği karıya bak! Olamaz!) dedim. Ben şoku atlattıktan sonra, “Hoşgeldin yenge!” dedim ve tokalaştık, yanaktan öpüştük. Valizini alıp bagaja koydum. Kendisi de arabada arkaya oturdu. Utangaçtı, ama muhabbet etmekten çekinmiyordu. Yengem beyaz tenli, uzun boylu, sarışın ve mavi gözlü bir kadındı. Kalçaları gayet dolgun ve yuvarlak göğüsleri de dik, ama çok büyük sayılmasada, çok küçük değildi. Ankara o dönemlerde yine biraz soğuk olduğundan üstünde kaban vardı ve sadece bu kadar görebilmiştim. Ama arabada kabanı çıkartınca gerçekten buzdağının görünmeyen kısmı gibi güzelliğini fark ettim. Eve gelene kadar muhabbet ettik, yaşlarımız aynı olunca muhabbet de güzel oluyor. 24 yaşında olduğunu ve adının Aslı olduğunu öğrendim. Yengem benim kafa dengim bir hatundu, maçlara ve konserlere gitmeye bayıldığını söyledi.

Bu konuşmalarla eve vardık ve bir süre oturduk beraber. Fark etmiştim ki, önceden bir erkekle aynı yerde pek kalmamış, resmen beni her seferinde süzüyordu. Biz çaylarımızı içerken amcam da emlakçıyla işini halletmiş ve eve geldi. Hep beraber sohbete başladık. Ama yengem amcama hep, ‘Hı hı’, ‘Evet’ yada ‘Hayır’ diyerek kısa kesip geçiştiriyordu ve çoğunlukla benle muhabbet ediyordu. Yatana kadar muhabbet ettik. Yatma vakti gelince, ben odamı onlara verdiğim için, Ayhan amcam yengemin kolunu çıkarırcasına asılarak, “Geç bakalım yatak odasına!” dedi ve odama gittiler. Ben de salondaki kanepede uzandım ve son iki günde yaşadıklarımı düşünüyordum. Bir ara içerden sesler gelmeye başladı. Ama sesler Ayhan amcamdan geliyordu, galiba yengem zevk almıyordu, nede olsa 25 yaş farkı var aralarında. Doğrusu yengeme üzülmüştüm. Bu düşüncelerle uyumuşum...

Sabah beni yengem uyandırdı. “Kahvaltı hazır, hadi kalk uykucu!” diyerek. Kafamı kaldırıp, “Hani amcam daha kalkmamış, biraz daha yatayım...” dedim. Yengem de, “Amcan çoktan gitti, işleri varmış! Hadi kalk!” deyip, yastıkla şakasına vurarak beni kaldırmaya çalışıyordu. Ben kalkmak istemeyince, beni gıdıklamaya falan başladı. Ben de kolundan tutarak yatağıma yatırdım ve kendim kalktım. Sonra yengemi kucaklayarak, kucağımda masaya kadar götürdüm. Yengem biryandan beni gıdıklamaya devam ediyor, biryandan da kahkahalarla gülüyordu. Ardından, neşeli bir şekilde beraber kahvaltımızı yaptıktan sonra, “Ankarada birkaç akrabam var, onları ziyarete gitmek istiyorum, beni götürürmüsün? Amcana söyledim, belki bir iki gün kalabiliriz diye, o da izin verdi. İşin yoksa ve eğer istersen sen de kalırsın?” dedi ve ben de kabul ettim. Hazırlandık çıktık...

İlk başta teyzesine gittik. Teyzesi yatalak bir hastaydı, ama yine de huzur doluydu. İçeriye ilk girdiğimizde kapıyı (yengemin kuzeni olduğunu sonradan öğrendiğim) Elif açmıştı. Elif yengemle uzun bir selamlaşmadan sonra, bana elini uzatarak, “Hoş geldin Enişte!” dedi (Elif beni yengemin kocası sanmıştı). Bir anlık duraksamadan sonra yengemle ben gülmeye başladık. Sonunda yengem durumu anlattı ve Elif biraz utanır gibi oldu. Orada bir gece kalmıştık. Yengemin kuzeni Elif 16 yaşındaymış ve Liseye gidiyormuş. Kısa sürede arkadaş gibi olmuştuk Elifle. Gerçekten harikaydı, uzun boylu, esmer bir kızdı. Yengemin kocası olmadığımı öğrendiği andan itibaren Elif gözlerini bana dikmişti. Yengem de sanki özellikle balkonda olsun mutfakta olsun Elifle beni yalnız bırakıyordu. Elif te her fırsatta yanıma sokuluyor, nelerden hoşlandığımı, ne tür müzik dinlediğimi, sevgilimin olup olmadığını falan soruyor, birşeyler anlatırken sürekli elime koluma dokunuyor, nerdeyse ağzımın içine girecek kadar yakınlaşıyor, resmen yazılıyordu bana. Hani ortam müsait olsa hemen altıma yatacak, o denli yani...

Sabah kahvaltıdan sonra çıktık. Arabada yengeme, “Senle beni karı koca sandılar!” dedim ve güldüm. Yengem de güldükten sonra, “Doğru, ama yaşlarımız aynı, o yüzden öyle sanmaları normal, keşke orada hiç bozuntuya vermeden seni kocam olarak gösterseydim, zaten teyzemlerle çok görüşmüyoruz!” dedi, ama ciddiydi. Ben gülmeyince, yengem kıvırmak için güldü. Ama artık çok geçti, sanki bir mesaj verir gibiydi ve ardından benden birşeyler bekledi, ama birşey bulamayınca şakaya vurdu. Böylece 3-4 gün yengemin yıllardır görmediği akrabalarını dolaştık. Ve gittiğimiz her yerde, bizi karı koca sandılar.

Artık yengemle eve dönmüştük. Yukarıdaki kattan sesler geliyordu. Benim eve daha girmeden, önce yukarıya çıktık ve amcam evi 4 günde halletmişti. Gerçekten parası boldu, aldığı eşyalardan belli oluyordu. O gün yukarıya yerleşip, orda yaşamaya başladılar. Ogünden sonra ben pek yukarıya çıkmadım. Ama yengem tek kalınca üzülüyor gibiydi, beni her fırsatta davet ediyordu. Bir keresinde onlara yemeğe gittiğimde, amcam bana, “Sık sık gel oğlum, akşam yemeklerini bizde yersin, bekar adamsın!” dedi. Benden cevap gelmeyince gülerek, “Bekar adamsın tabii, evine giren kız çok olur! Anladııım, ondan gelmek istemiyorsun, hınzır seniii!” dedi. Masada ondan başka kimse gülmese de, kendi esprisine kendi güldü...

Amcamı para çok bozmuştu, her gece eve, sabaha karşı saat 3-4 gibi, zil zurna sarhoş geliyordu. Bir keresinde amcam işine gittikten sonra, yengem ağlayarak bana geldi ve dertleşmeye başladık. Yengem, “Bu adamın hali ne olacak Uğur? Kaç haftadır eve sarhoş geliyor, bir kez takip ettim, pavyona gidiyor hep, pavyondan karılarla çıkıp otellere gidiyor, daha evdekini halledemeden dışarıya dikti gözünü namussuz, yaptığı şerefsizlik yetmiyormuş gibi, bir de gelip beni dövüyor!” dedi ve pencerelere baktıktan sonra sırtını açarak morlukları gösterdi. “Hayvan herif, hergün kemerle dövüyor! dedikten sonra benden tepki bekledi, ama ben ne diyeceğimi bilmiyordum, şok olmuştum doğrusu. Bu tepkisizliğim üzerine, “Seni sıktım, pardon!” dedi ve kalkıp gitmek istedi. Ben de kalkarken elinden tuttum ve yanıma oturtup, “Yok ya ne sıkması? Evdekini halledemiyor dedin... Yenge yanlış anlama, ama açarmısın bunu biraz?” dedim, tabii amacım farklıydı...

Yengem de anlattı. Amcam yatakta birşey yapamıyormuş, “Zar zor kaldırıyor, onda da 2-3 dakika ya sikiyor ya sikmiyor, hemen boşalıyor, ve ben bu sikişten birşey anlamıyorum!” dedi. Yengemin bukadar açık konuşmasına hem şaşırmıştım, hem de sevinmitim. Yengeme sarılarak, sırtını sıvazlayıp, “Üzülme yenge, bir hal çaresi bulunur elbet!” diye teselli etmeye çalıştım. Yengem de yanaklarını yanaklarıma yapıştırıp, “Daha gencim, ne olacak benim halim?” diyerek, bana iyice sarıldı. Saçlarının ve parfümünün kokusu, bana sarılması, yanağını yanağıma dokundurması sikimi kaldırmıştı. Elimi sırtından beline, ordan da poposuna doğru kaydırıp, poposunu usulca okşamaya başladım. Çok riskli birşeydi bu yaptığım, ya hedefime ulaşacaktım, ya da tokatı yeyip rezil olacaktım, belki birdaha asla memlekete dönemeyecektim. Ama herşeye rağmen bunu yapmaktan kendimi alıkoyamıyordum.

Yengem yanağını yanağımdan çekip, bir süre yüzüme baktı ve ardından dudaklarıma yapıştı. Yengemle koltukta öpüşmeye başladık, ama ne öpüşme! Büyük bir olasılıkla yengem uzun zamandır adam gibi seks yapmamıştı. Yengem sanki aklımdan geçenleri okur gibi, öpüşmeyi kesip, “Amcandan önce kimseyle ilişkim olmadı, ama amcan sadece kızlığımı alabildi, onun dışında doğru dürüst beceremedi beni, ilk sen olacaksın!” dedi. Ben bunu duyunca öyle bir azdım ki, yengemi deli gibi öpmeye başladım. Gerçekten ikimiz de alev gibi yanıyorduk. En sonunda ellerimi o dik göğüslerine attım. Benim ilk değildi, ben bu işi iyi biliyordum. Evde normalde eşofman tişörtle gezdiğimden çıkarmam kolay oldu. Yengemin de üzerinde tişörtü vardı ve südyen giymemişti, sertleşmiş uçları tişörtten belli oluyordu. Yengemi sırt üstü yatırdım, ama sırtının ağrısından pek yatamıyordu. Tişörtünü çıkarıp göğüslerini öpüp yalamaya başladım. İki memesi arasında kafamı çeviriyor, bir onu öpüp yalıyor emiyordum, bir diğerini yalıyordum. Boşta kalan göğsünü ise elimle yoğuruyor, uçlarını eziyordum. Bazen de dil darbeleri atarak, yengemi daha da azdırıyordum...

Altımdaki eşofmanı ve donumu çıkartınca, yengem hemen yarrağımı ağzına aldı. Çok iyi yalamasada, bence güzel yalıyordu. Bu arada ben 6 aydır ilişkiye giremediğimden, çok dayanamadım ve yengemin ağzına yüzüne boşaldım. Midesi kalkmadan döllerimin hepsini yutması beni şaşırttı. Sikim inmemişti daha, yengem de ara vermeden yalamaya devam etti. Çok iştahlı yalıyordu, ağzıyla çoğunlukla sikimin gövdesine kadar gidip gelsede, arada köküne kadar alıyor ve 10 saniye falan bekliyor, nefessiz kalınca çıkarıyordu. Gerçekten profesyonel porno starları gibiydi ve arada taşaklarımı ağzına alıyordu. En son yengemi kucakladım ve yatak odasına götürdüm. Yatağıma nazikçe bıraktığım gibi altındaki eşofmanı bir hamlede çıkarttım. İçinde dantelli kırmızı bir külot vardı ve onu çıkartmadan amını yalamaya başladım. 5 dakika yaladıktan sonra, sikimi külotunun üstünden amına sürtmeye başladım. Yengem altımda çıldırıyordu, “Hadi sok lütfen aşkım!” diye çığlık atıyordu.

Ben yukarıya kayarak, kazık gibi olan sikimi yine ağzına verdim. Yine çılgınlar gibi yalamaya başladı. Ama bu sefer daha uzun yalamaya başladı. Ben de saçlarını toplayıp, başını iyice kendime doğru çekiyordum. Sonra sikimi ağzından kurtarıp göğüslerinin arasında koyup git gel yapmaya başladım. Bu da onu iyice azdırıyordu. Aşağı kaydığımda, külodu sırıl sıklamdı, kim bilir kaç kez orgazm olmuştu. Külodunu çıkarıp kenara fırlattıktan sonra amına yumuldum ve yalamaya başladım. Mis gibi bir amı vardı. Amının içlerini yaladıkça daha çok inliyordu. Ben amını yalarken parmağımı da ağzına verdim, deliler gibi yalıyordu. 15 dakika kadar yalayarak, 2 kez daha Orgazm ettikten sonra, “Artık sok! Yalvartma beni!” diye inlemeye başladı. Sikimi amının girişine dayadım, ama iyice yalvartacaktım. Sikimi yukarı aşağıya doğru hareket ettiriyordum, arada amının üstüne çarptırıyordum, fakat asla sokmuyordum. Yengem içine almak için kıvranıyordu resmen. En son benim de dayanacak halim kalmadı ve içine sokmaya başladım...

İki senedir amcamla evli olmasına rağmen yengemin amı daracıktı, sanki ilk defa benimle sikişiyordu. Ben yavaş yavaş amına sokarak, sikim gövdesine kadar girince, biraz bekledim. Köklemeden önce biraz git gel yaptım ve iyice alıştıktan sonra kökledim ve tam anlamıyla sokup çıkara çıkara amını sikmeye başladım. Gerçekten sıcacık amı vardı. Yengem bu arada inleyerek titreyerek Orgazm oluyordu. Bu da beni daha çok alevlendiriyordu ve daha hızlanıyordum. Sonunda ben de geleceğimi anlayınca amından çıkarıp ağzına verdim ve boşaldım...

Biraz dinlendikten sonra, yengeme bir posta daha kayacaktım, ama o sırada yengemin telefonu çaldı. Arayan amcamdı, akşama eve erken geleceğini, akşam yemeğine yengemden Biber Dolması yapmasını söylüyordu. Yengem, “Tamam!” deyip, telefonu kapadıktan sonra bana, “Görüyorsun değil mi? Sanki lokantaya sipariş veriyor şerefsiz!” diye söylenerek, hemen apar topar giyinip, dudağıma öpücük kondurdu ve sikimi biraz yalayıp gitti. Ben de o anın zevkiyle uyumuşum...

Yaklaşık 2 saat uykudan sonra uyandım ve kalktım. Geldiğinde amcamın suratını görmemek ve günün kalanını dışarda geçirmek için evden çıktım. Önce biryerlerde birşeyler yedim, karnımı doyurdum, sonra sinemaya gittim, sinemadan çıkışta pasajdaki dükkanları falan gezdim, kendime yeni bir bilgisayar baktım. Sonra saat 22:00 gibi eve geldim, yorulduğum için hemen yattım. Hemen uyuyup, yengemle yaptığımız muhteşem sikişmemizin hayaliyle güzel rüyalar görmek istiyordum...

[Uğur]


Seks Hikayeni Yolla! « Seks Hikayeleri Anasayfa!

18+ YASAL UYARI:
31Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz
ve bulunduğunuz ülkede Erotik Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
Copyright © All rights Reserved - The Netherlands / Hollanda
Contact / iletişim E-Mail: